Süper-Endüstriyel Çağda "Geçicilik" ve Varoluşsal Kriz
İnsanlık tarihi, binlerce yıl boyunca tarıma dayalı yavaş bir ritimle ilerlerken, son üç yüzyılda, özellikle de son birkaç on yılda, daha önce eşi benzeri görülmemiş bir "hızlanma itkisi" (accelerative thrust) ile karşı karşıya kalmıştır. Alvin Toffler’ın Gelecek Şoku’nda belirttiği üzere, insanlık tarihini her biri ortalama 62 yıl süren 800 yaşam dilimine bölersek, bunların ilk 650’si mağaralarda geçmiştir. Sadece son iki yaşam diliminde elektrik motorunu kullandık ve günümüzde yaşayanlar, insanlık tarihinin maddi ve manevi mirasının büyük bir kısmının "şimdi" üretildiği ve tüketildiği bir çağda, yani 800. yaşamda bulunmaktadırlar. Bu yeni çağ, "Süper-Endüstriyel" toplumdur. Bu toplumun en belirleyici ontolojik özelliği "kalıcılığın ölümü" (the death of permanence) ve "geçicilik"tir (transience). Modern birey, değişimin yönünden ziyade değişimin hızı ile hastalanmış durumdadır. Sanayi devriminin ilk evrelerinde, standartlaşma bir n...